“Körler ülkesinde tek gözlü adam kral olur” diye bence çok anlamlı bir söz var. Yani kimsenin yapamadığını yapabilen, günümüz iş dünyası tabiriyle kimsenin kendisiyle rekabet bile edemediği kişi bulunduğu alanın, sektörün bir numarası olur. Körler ülkesi tabiri bunun en uç noktalarından biri muhtemelen, buradaki insanların gören kişiyle rekabet etmesi düşünülemez neredeyse. Günlük hayatta da bu kadar kesin bir çizgiyle olmasa da bir çok yerde buna benzer durumlar görebiliriz.
Kendi hayatımdan bir örnekle başlayayım. Yıllar önce, yazılım işi dünyanın dört bir yanına yayılmadan önce, kendi çapımda ufak oyunlar geliştirmeye çalışırdım. Etrafımda ne sorabileceğim birisi, ne doğru düzgün kaynak, kurcalaya kurcalaya bir şeyler yapmaya çalışırdım. Daha sonra acaba bu oyunlara alıcı çıkar mı diye merak ettim, internette ufak bir araştırmayla bu iş için kurulmuş bir siteye denk geldim. Ne kaybedebilirim ki düşüncesiyle yaptığım oyunu yükledim. Gerçekten içler acısı bir oyundu. O zamanlar oyuna nasıl birden fazla bölüm ekleyeceğimi bilemediğim için tek bölüm üzerinde oynanışı oldukça basit, grafikleri de çöp adamdan bozma bir oyundu.
Hiç ummadığım bir şekilde oyun sitesi olan birisi oyunuma teklif yaptı, oyunu 20 bölüm haline getirebilirsem oyuna sponsor olacaktı ve bana o zamanki öğrenci halime göre düşünülürse gayet iyi bir para verecekti. Bir şekilde bölümleri oluşturup oyunu gönderdim. Şu an düşününce o anki halimin bilgi seviyesi ve istek seviyesi gerçekten şaşırtıyor beni. Bilgi seviyem diplerde, istek seviyemse tavan yapmış durumda. Gece yatarken oyunu düşünüyorum, gün içinde hep zihnimin bir köşesinde. Bir şekilde o oyunu yapmalıyım. Şu anki halimde ise bilgim artmış -tavan yapmış diyemem tabii ki, yazılım dünyası bir derya malum-, istek seviyem ise yerlerde sürünüyor. O zamanki iştahım şimdi olsa neler yapardım acaba?
Sattığım oyuna dönersek, alıcı çokta memnun olmadan oyunu aldı. Bazı isteklerini tam yapamamıştım, sağ olsun anlayış gösterdi ve oyun yayınlandı. Peki ne oldu? İnanılmaz bir şekilde oyun çeşitli sitelerde bir milyondan fazla oynandı. Yaptığım bu kadar basit bir oyun bile ciddi oyuncu çekebiliyordu. Yani arz düşük, talep inanılmaz yüksekti. Maalesef ki yazılım bilgim o kadar iyi değildi ve bu işi bir iş modeline dönüştürme gibi konular zihnimden geçmiyordu bile. Ağır ağır öğrenmeye, oyunlar geliştirmeye devam ettim. Tabi pasta büyük olunca bir pay kapmak için başka sektörlerden bir çok yazılımcı bu alana kaydı. Yaptığım oyunların hemen hepsini sattım diyebilirim ve kendimi baya geliştirdim. Artık kaliteli oyunlar yapabiliyor seviyeye geldiğimde -ki bu gerçekten biraz uzun zaman aldı, 2-3 yıl en azından- sektör gücünü yitirmeye başlamıştı. Mobil oyun sektörünün yükselişi başladı, bir çok yazılımcı hemen o alana kaydılar.
İlk oyunumu sattığım zamanda bilgili bir yazılımcı olsaydım ne olurdu acaba diye düşünüyorum bazen. Muhtemelen dünya çapında duyulmuş oyunlar geliştirebilirdim. Aynı zamanlarda, aynı sektörde oyun geliştirdiğim bazı yazılımcıların gerçekten de dünya çapında bilinen, daha sonra farklı platformlara uyarlanan oyunları oldu. Çok keyifli günlerdi, yeni bir fikir bulmak, bunu geliştirmeye çabalamak, sonrasında bir alıcı bulmak… Sıfırdan bir şey üretip, sonra bunu vahşi doğaya salıp istatistikleri takip etmek, çeşitli sitelerdeki yarışmalara katılmak gerçekten keyifliydi ve bana ister istemez çok şey öğretti. Bugün yaptığım meslekte o günlerde geliştirdiğim oyunların bana çok artısı oldu.
Günümüz dünyası için buradan çıkarılabilecek ders ne olur peki? Bir işe, sektöre gireceğiniz zaman doluluk oranı, arz/talep oranını iyi değerlendirmek lazım. Rekabet ne kadar azsa, talep ne kadar yüksekse o kadar hızlı yükselebilirsiniz. Mesela mobil oyun furyası başladığında ilk girenler binlerce, milyonlarca indirmelere kolayca ulaştılar. Yavaş yavaş sektör şişmeye başladı, burada yazılımcı çekmek için uygulama mağazalarının da reklamı olabilir tabii ki. Sektör şiştikten sonra artık indirme almak gittikçe zorlaşmaya başladı ve genellikle bir çok geliştirici için pekte bir şey kazandırmayan bir sektör haline geldi. Kazanan tabii ki çok iyi paralar kazanıyor halen daha. Ama bunlar genellikle çok kaliteli oyunu olan firmalar ya da ünlü firmalar. Bir sektöre girerken bence ya erken girilmeli ya da güçlü girilmeli. Başka türlü başarı biraz zor gibi.