Yıllar önce Pakistan’lı birisiyle tanışmıştım. Gezmek için yıllar önce İstanbul’a gelmiş. Yıllar sonra burada bir iş bulunca, İstanbul’da yaşamaya başlamış. Biraz konuştuk, anne babası Pakistan’da. Kaç kardeşi var hatırlamıyorum ama hepsi dünyanın bir köşesine dağılmış. Farklı farklı ülkelerde. Ablası bir ara İstanbul’daymış, biriyle tanışıp evlenmiş, şimdi başka bir ülkede yaşıyormuş. Küçük kardeşi başka bir ülkede üniversite okuyormuş. Başka kardeşi var mıydı hatırlayamadım ama varsa bile Pakistan’da değil, dünyanın kim bilir hangi ülkesinde.
Haliyle bu bana oldukça ilginç geldi. Bizim genel yaşantımız göz önüne alındığında, en fazla farklı bir şehirde yaşayan olur. Ya da klasik işçi olarak Almanya’ya göç etmiştir aile, yeni doğan bireyler de orada yaşar. Ben çevremden böyle çocukların dört bir yana dağıldığı bir aile hatırlamıyorum. Çevremi geçtim, daha önce böyle bir aile duyduğumu da hatırlamıyorum. Üniversite okumak için gidenler olur elbette ama çoğunluğu geri döner, orada kalıp yaşayan da olur ama ailenin büyük kısmı yine buradadır.
Çok ilginç, sizin aile dünyanın dört bir yanına dağılmışsınız, nedir bunun hikmeti tarzı bir soru sordum. Benim annem babam dedi bizi hep gezmemiz, yeni yerler görmemiz, farklı coğrafyalarda yaşamamız konusunda teşvik ederdi dedi. Bize hep bu konuda destek oldular, yol gösterdiler dedi. Hal böyle olunca da hepsi farklı yerlere dağılmışlar. Pakistan’daki hayatıma göre burada daha rahatım dedi.
Yetiştirilme tarzı gerçekten kişiliğimizi, yapmak istediklerimizi etkiliyor. Klasik Türk aile yapısında koruyucu, aman yapmayın, aman etmeyin tarzı yetiştirilen çocukların bu tarz bir atılım yapması haliyle baya zor oluyor. Gerçi artık parasını kazanmaya başlayan çareyi kendisine ayrı bir ev tutup bu ebeveyn kısıtlamasından kaçmakta buluyor. Bu da bambaşka bir konu, işin maddi kısmı haricinde her iki durumun da kendine göre artıları, eksileri var.
Aile ile yaşama, kendi evine çıkma konusuna şimdi hiç girmeyelim, bu apayrı bir konu zaten. Seinfeld’in George’a söylediği şu sözü yazıyım sadece. George’un ailesi Florida’ya taşınmaya karar verince Seinfeld: “Artık hayatın çok daha güzelleşecek, yediğin yemek bile daha güzel gelecek” tarzı konuşması geliyor aklıma :).
Yetiştirilme denilince aklıma vine döneminde, belki de sonrasında ünlü olmuş kısa videolardan biri geliyor. Vine kullanmıyordum, daha sonra hepsi topluca Youtube’a geçmeye başladığı zamanlarda denk gelmiştim. Videoda şık giyimli biri iyi bir eğitim aldığım doğrudur diyor. Geçmişe gidiyor video, aldığı eğitim şöyle; babası ye, iç, uyu diyor. Yazıya dökünce pek komik gelmiyor da, aklınızda bir şeyler canlanmıştır.
Yeni nesil anne babalar tabi daha farklı. Artık sosyal medyanın etkisi mi, başka bir şey mi bilemiyorum. Çocuklarını bir şeylere teşvik etme, yönlendirme konusunda daha önemseyici bir konumdalar. Ben dini şeyler ya da okul dersleri hariç herhangi bir şeye ailem tarafından yönlendirildiğimi hatırlamıyorum. Bu herhangi bir kurs olabilir, spor olabilir. Herhangi bir aktivite aklıma gelmiyor. Oyun geliştirmeye kendi çabalarımla o zamanlarda ünlü olan bilgisayar dergilerinden birindeki bir deneme programı kullanarak başlamıştım. Hobi olarak öyle bir şeye başlamasaydım şu an ne yapıyor olurdum bilemiyorum.
Yeni nesil anne babalar daha farklı ama yeni nesil de öncekilere göre çok daha zor. Eskiden internet, bilgisayar, tablet gibi çocuğu esir alan şeyler yoktu. Yeni neslin de okumuş ya da bilinçli diyebileceğimiz kısmı farklı. Bazıları çocuğun eline tableti verip, ne yaparsa yapsın yeter ki beni rahat bıraksın modundalar. Çocuktan bir süre sonra sıkılıyorlar sanırım ya da çok yorucu geliyor uğraşmak belki de bilemiyorum.
Neyse konuyu çok da uzatmaya gerek yok, sonuçta ben ne normal psikoloji, ne çocuk psikolojisi, ne de ebeveyn psikolojisi konusunda bir şey biliyorum. Genel olarak psikoloji konusunda zayıfım yani, böyle uzun uzun yazdım ama. Sadece dışarıdan ufak bir gözlem, sözün özü ailenin yetiştirme tarzı çocuk üzerinde oldukça etkili. Topu aileye attık, şu anın çocukları olarak bizler kendimizi kurtardık. Biz ebeveyn olunca da topu çocuklara atarız artık ne yapalım :).