Yılbaşından bir kaç gün önce spor salonundaydım. Spor salonlarında genelde gaza getirici müzikler çalınır, yani en azından ben öyle hayal ediyorum. Sadece tek bir spor salonuna gittiğim düşünülürse, bilgim çok kısıtlı tabi ki. Ama düşününce Rocky filmiyle ünlenen -yani en azından benim için- Rising Up şarkısı tarzı bir şarkı hayal ediyorum. Ya da Eminem’in şarkıları, vücut geliştirmeyle bir şekilde Eminem’in şarkıları bağdaştırılmış, nasıl olduğunu bilmiyorum.
Gittiğim spor salonunda bu tarz müzikler çaldığı da olur, slow müzik, arabeskvari müzikler bile duyduğumuz olmuştur. Gaza getirmeyen, sırf ses olsun tarzı bir şeyler çalıyor arkada, milletin abartılı nefes alma seslerini bastırma işlevine yarıyor sanırım. Nefes alma olayı da bir garip, iri yarı birisi çalışırken hiç ses çıkarmıyorken cılız birisinden çıkmayan ses kalmayabiliyor. Gelişim nefesle doğru orantılı değil sanırım. Gittiğim salon genelde çok sakin oluyor, genelde tek ben oluyorum ya da 1-2 kişi oluyor. O sebeple çok nefese maruz kalmıyorum çok şükür.
Konuyu iyice dağıttıktan sonra biraz toparlarsam, yılbaşından bir kaç gün önce spor salonuna gittim. Yılbaşı ile ilgili şarkılar çalıyor. Her tür müziği dinlediğimiz salonda, bunu da repertuarımıza eklemiş olduk bu sayede. Bir saate yakın bize çanlarla ilgili çeşitli şarkılar dinlettiler. Bitse de gitsem diye hızlı hızlı yapıyorum hareketleri. Görevliye bakınıyorum, başka şarkı mı açsak, bu kadar çan övgüsü yetmez mi diyeceğim ama o da yerinde yok.
Jingle bells ile kast edilen şey tam olarak ne bilmiyorum, çanları çalın mı, zilleri çalın mı bilemiyorum. Yılbaşı kutlamalarına uzağım. Muhtemelen çanları çalın, yıl boyu çalın diyorlar. Yanlış bilmiyorsam yılbaşı ve öncesindeki noel vs. dönemi onların kutladıkları bir bayram zaten. O sebeple çan da çalarlar, kilise övgüsü de yaparlar. Benim anlamadığım biz niye buna ortak oluyoruz? Buradan benim için daha da ilginç olan bir noktaya geliyoruz.
Yılbaşı kutlamasını mazur göstermek isteyen kişilerden duyduğum şöyle bir cümle var; yılbaşı kutlaması eski bir Türk adetidir. Türkler bulmuştur falan diyeni bile duydum. Olabilir, konu hakkında bilgim yok, bir şey diyemem. Ancak bugün geldiğimiz noktada, yılbaşı kutlaması jingle bells ile özdeşleşmiş bir şeydir. Yılbaşı dedin mi herkesin aklına klasik jingle bells müziği gelir. Bu müziği de sadece yılbaşında değil, noel dedikleri dönem geldiğinden itibaren bıktırana kadar çalarlar. Yani olay aslında yılbaşı değil, noel ve o tatil dönemi onlar için. Yılbaşı ile de son noktayı koyuyorlar diye anlıyorum.
Türkler bulmuştur falan diyenler var demiştik, o sebeple kutluyoruz biz gibi bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. İddia ediyorum, batılılar eğer yılbaşını kutlamasaydı, atalarımız eskiden kutlardı diye kimsenin dönüp de yüzüne bakacağını zannetmiyorum. Bu tarz şeyler hep algı üzerinden ilerler. Nasıl batının giyim kuşamı, yaşantısını bilerek yada bilmeyerek alıyorsak, bu da benzer bir durum. Onlar yaptığı için, dizi, film, sosyal medya yani algıyı yöneten onlar oldukları için, bize de güzel olan, doğru olan bu gibi geliyor. Yaşı biraz büyük olanlar, 10 yıl, 20 yıl öncesini bir düşünsünler. O zaman hayat nasıldı, şimdi nasıl? Değerler olarak, yaşantı olarak neler değişmiş, neler normalleşmiş. İlginç şeyler bulacaklarına eminim. Ekonomik noktadan bakmamaya çalışın :), bu yazının dışında bir konu o.
İleriye yönelik de düşünmeye çalışın, şu an sizce neyi normalleştirmeye çalışıyorlar? Benim aklımda bir tane var, özellikle dizi ve filmlerle bunu bolca pompalıyorlar. Dizi, film izlerken eğer bunun geldiğini görürsem, kapatıp izlemeyi bırakıyorum. Çok sinsi bir şekilde ilerliyor ya da bana öyle geliyor bilmiyorum. Hiç alakası olmayan bir yerde ondan bahsediyor, filmle, konusuyla hiç bir ilgisi yok. Ama zamanla ne olacak? Duya duya, göre göre normalleşecek Allah muhafaza. Ben denk gelirsem kapatıyorum, kimisi hiç yabancı film, dizi izlemiyor ama biliyorum ki büyük çoğunluk, özellikle gençler izliyor. 10 yıl, 20 yıl sonra geçmişe bakınca bu nasıl normalleşti diye bu sefer başka şeylere şaşıracağız muhtemelen. Allah sonumuzu hayretsin diyebiliyoruz anca.
Yılbaşı olsun, diğer analar, babalar, sevgililer günü olsun, hepsi batıdan bize gelmiş günlerdir. Bu noktada da herkesin bildiği bir hadisi tekrar hatırlatmaktan öte yapacak çok bir şey yok gibi gözüküyor.
“Kim bir kavme benzerse, onlardan olur.” (Ebû Dâvûd, Libâs, 4/4031)